Page 205 - ELİT TÜRKÇE DİL BİLGİSİ 2 ÖĞRETMEN
P. 205

2. SINIF                            34. HAFTA                                   Adı: ...........................................
                                                                                               Soyadı: ..................................
           TÜRK ÇE                                 OKUMA ETKİNLİĞİM                             Sınıfı: .....................................



                                                     YÜZLERCE ALTIN




               Çok uzun yıllar önce bir kişinin binlerce altını varmış. Altın çok değerli olduğu için

           istediği ne varsa hemen alırmış. Altını o kadar

           çokmuş ki odalar yetmez, saraylar taşarmış.
           Altını o kadar çok severmiş ki gözü ne yemek

           ne su görürmüş. Varsa yoksa altın der durur-

           muş. Bu kişinin ünü her yana yayılınca herkes

           ondan yardım istemek için kapısına gelir ol-

           muş. Altınlarını kimse ile paylaşmak istemeyen

           bu kişi, herkesi kapısından geri çevirirmiş. As-

           lında altınlarının çok azını bile diğer insanlarla
           paylaşsa birçok sorun çözülecekmiş. Bazı in-

           sanlar yemek alacak, bazıları da hastalıktan

           kurtulacakmış. Altın seven kişinin diğer insanları düşünecek hiç vakti yokmuş. Onun

           tek derdi altınlarını saymakmış. Gündüz de gece de altın sayarmış.

               Aradan  uzun  yıllar  geçmiş,  bir  fırtına  her  yanı  kasıp  kavurmuş.  Ovalar  sular
           içinde, ormanlar çamur içinde kalmış. Altın seven kişi, fırtına bitene kadar altınları-

           nın yanına gidememiş. Gittiği zaman, bir de ne görsün! Altınları suya karışıp gitmiş.

           Odalara sığmayan altınlardan sadece birkaç tane kalmış. Altınlarının kalanını alıp

           yeni bir ev almak için şehre gelmiş. Kalan altınları bile bir servet ediyormuş. Bir

           evi beğenip satın almak istemiş. Ev sahibi altınları görünce: “Fırtınadan sonra altının

           değeri kalmadı’’ demiş. Altın seven kişi bunu duyunca, neye uğradığını anlamamış.

           Artık ne yiyecek ne de giyecek altınla alınıyormuş. Artık insanlar ellerinde ne varsa
           paylaşıyormuş. Ekmek olan ekmeğini, evi olan evini paylaşıyormuş. Fırtınadan sonra

           sadece böyle yaşanabilirmiş. Oysaki altın seven adamın elinde sadece altın varmış.

           Yemek için bir tane bile ekmeği yokmuş. Onun bu hâlini görenler, onunla ekmeklerini

           paylaşmışlar. Evlerinde misafir etmişler. Altın seven kişi, o günden sonra altın sev-

           meyi bırakmış. Artık ne kazanırsa diğer insanlarla paylaşmayı öğrenmiş.

                                                                                                   Tuna DURAN





                                                                                                               205
   200   201   202   203   204   205   206   207   208   209   210