Page 12 - Toluna Dergi Temmuz 2022
P. 12
Türkiye'de kahve ve
önemi
Türk Kahvesi kültürü ve geleneği Türklerin yaşam
tarzında her zaman için önemli bir yere sahiptir.
Bu gelenek 16. yüzyıla kadar dayanmaktadır ve o
yıllarda İstanbul'daki bazı kahvehanelerde servis
edilirken "Satranç oyuncularının ve düşünürlerinin
sütü" olarak biliniyordu.
Kahve Türkiye'ye ilk kez 1555'te iki Suriyeli tüccar
tarafından getirildi. Kahve hazırlamada kullanılan
yerel teknikler, kahve servisi ve hazırlanması için
özel kapların geliştirilmesine yol açtı.
Kahveyi hazırlamak için cezve ve kahve fincanları
üretilmeye başlandı.
İlk kahvehanelerde insanlar Türk kahvesi içmenin yanısıra
buralara sosyalleşmek, kitap okumak ve sohbet etmek
için gelirlerdi. Bu gelenek günümüzde de bu şekilde
devam ediyor. Ne zaman bir buluşma davetinde
bulunsak "Bir kahve içelim mi?" diye söze başlıyoruz.
Osmanlı'dan bu yana kahvenin lezzeti kadar elbette
sunumu da önem verilmiştir. Kahve ile birlikte çeşitli
tatlılar veya reçel ikram edilirdi. Tabii bu sunum sadece
eşlik eden tatların yanında altın, elmas gibi
mücevherlerle süslenmiş ufak fincanlarda tüketilirdi
Tabii ki Türk kahvesi sadece lezzetiyle değil manevi
yönüyle de öne çıkmaktadır. Gelen misafirlere kahve,
lokum ve su ikram edilir.
Ayrıca Osmanlı'dan beri ritüelleri mevcut örneğin evlilik
öncesinde "kız isteme" olarak adlandırılan günde gelen
misafirlere kahve ikram edilir, bu bir gelenek haline
gelmiştir.
Kahvenin konu olduğu en ünlü atasözümüz ise:
"Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır."
Anlamı ise iyilik küçük de olsa unutulmazdır.
TOLUNA DERGI / TEMMUZ 2022

