Page 133 - 7.Sınıf Dorya Türkçe Sınıf İçi Uygulama Klavuzu_edited_edited
P. 133

METİN TÜRLERİ
           17.Bölüm
                        Hikâye Edici ve Bilgi Verici Metinler


                                         Sınıf İçi Alıştırma ve Uygulamalar


              Kılavuz Bilgi

              Hikâye Edici ve Bilgi Verici Metinler
             1. Hikâye Edici Metinler
              Hikâye (Öykü): Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayların yer, zaman ve kahramanlar çevresinde bir kurguya bağlı
           kalınarak anlatıldığı kısa yazılardır.
              Roman: Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olayların yer, zaman ve kahramanlar çevresinde bir kurguya bağlı kalınarak
           anlatıldığı uzun yazılardır. Yer, zaman, kişi ve olay unsurları hikâyeye göre çok daha geniştir.
              Masal: Olağanüstü olayların ve kişilerin yer aldığı kurmaca bir türdür. Masallar öğüt verici niteliktedir ve sonunda hep
           iyiler kazanır, kötüler kaybeder.
              Fabl:  Bir olayın bitkiler, hayvanlar ve cansız varlıklar arasında geçtiği, öğüt verme amacıyla yazılan yazılardır. Düzyazı
           ya da şiir biçiminde yazılabilir.


             Alıştırma–1

             Aşağıdaki paragrafların hangi metin türüne ait olduğunu yazınız.

             Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin hüzünlü şırıltısını işitirdik. Evimiz
             büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem, İstanbul’a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim
             Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın seyisi, yaşlı bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra
             koşuyorduk. En sevdiğimiz şey atlardı. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, ne doyulmaz
             bir zevkti. Hasan korkar, yalnız binemezdi...

             ………………………………………………………………………………………………………………………………


             İyilik meleği; bir fareyi, faytonu sürecek olan arabacıya, kertenkeleleri de arabanın arkasından gidecek olan uşaklara çe-
             virivermiş. Sıra Külkedisi’ne gelmiş. Peri, sihirli değneğini Külkedisi’nin üzerindeki elbiselere değdirdiğinde Külkedisi’nin
             yırtık pırtık elbisesi birden çok güzel bir balo elbisesine dönüşmüş. Ayaklarında ise camdan yapılmış ayakkabılar varmış.
             İyilik perisi külkedisine artık baloya gidebileceğini, baloda dilediği gibi eğlenebileceğini,  yalnız saat on iki olduğunda
             bunların hepsinin eski hâline dönüşeceğini söylemiş...

             ………………………………………………………………………………………………………………………………


             Bir dala konmuştu karga cenapları. Ağzında bir parça peynir vardı. Sayın tilki kokuyu almış olmalı. Ona nağme yapmaya
             başladı: “Ooo! Karga cenapları, merhaba! Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz! Gözüm kör olsun yalanım varsa. Tüy-
             leriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.” Keyfinden aklı başından gitti bay karganın. Göstermek için
             güzel sesini açınca ağzını, düşürdü nevalesini. Tilki kapıp onu dedi ki: “Efendiciğim, size güzel bir ders vereceğim, her
             dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” Karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ama
             yemin etti bundan sonra faka basmayacağına...
             ………………………………………………………………………………………………………………………………



                                                                                                            133
   128   129   130   131   132   133   134   135   136   137   138