Page 47 - Son Kitap
P. 47

ANNEMİN DİLİNDEN ESKİ ÇOCUKLUĞUMUZ


        Ne kadar da güzeldi çocukluğumuz! Sabah bir çıkardık dışarı akşam ezanına kadar oy-
        nardık. Oyun alanlarımız genellikle sokaklar, mahallemizdeki boş arsalar ve bahçe-
        mizdi.


        O kadar çok oyun vardı ki hiç sıkılmazdık. Çelik çomak, beştaş, seksek, körebe, sak-
        lambaç, yakan top, istop, misket gibi oyunlar oynardık.



































        Acıktık mı kimin evi yakınsa onun evine koşardık. On kişi de olsak aynı bardaktan su
        içerdik. Birbirimize hastalık bulaşmazdı. Öyle çok bir şey değildi istediğimiz.  Ekmek
        arası salça, domates, peynir; bazen çikolatalı ekmek denk geldiği de olurdu. Tabi o
        zaman arkadaşımızın havasından geçilmezdi.


        Salıncakta sallanır, ip atlar, çember çevirirdik. Bunları yaşarken çok eğlenirdik. Ama
        şimdi siz çocuklar dışarıya bile çıkamıyorsunuz. Bu kötü bir durum. Evde canınız sı-
        kıldığından teknolojik aletlerle zaman geçiriyorsunuz. Onlar da siz görmeseniz bile
        sağlığınıza zarar veriyor.


        Mesela telefonda insanların gezdiği yerlere bakmak yerine, kendiniz gezmeniz daha
        sağlıklı ve güzel olmaz mı? Teknolojik aletlerle zaman geçirmek yerine kitap okur,
        resim çizer, hatta kendiniz bir kitap yazarsanız hem siz hem de sağlığınız çok daha iyi
        olur.
   42   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52