Page 19 - AKADEMİA Sayı 4
P. 19

ŞAL'IN FİLOZOFLARI





                                                                                   ÜTOPYA VE
                                                                                    DİSTOPYA


             İnsan  var  olduğu  süre  boyunca  beraber  yaşama  ihtiyacı  hissetmiştir.
             Bu  ihtiyaç  beraberinde  toplum  denilen  yapıyı  getirir.  Toplum,  kendisine
             yetemeyen  ve  sınırsız  ihtiyaç  sahibi  insanın  birlikteliği  olarak  karşımıza
             çıkmaktadır.  İhtiyaçlarını  karşılayan  bu  beraberlik  durumu,  beraberinde
             düzen ihtiyacını da getirir.


             Toplum  yapısı  ortaya  çıktığından  beri  insan  yaşamını  içinde  anlam  bulduğu
             çeşitli  kurum  ve  kuruluşların  etkisinde  geçirir  ve  buna  göre  gelişip  değişir.
             Aile, din, ekonomi, politika, coğrafya vb. olan bu koşullar insanı şekillendirir.


             Düşünce  tarihinde  ortaya  atılan  bütün  düşünceler  ihtiyaçtan  her  zaman
             ihtiyaçtan  doğmuştur.  Bu  ihtiyaçların  en  büyüğü  mutluluk  ihtiyacıdır.
             İnsanlar olarak öleceğimizin farkında olan ve bunu kendine yediremeyen bir
             canlı  türüyüz,  bu  yüzden  kendi  yarattığımız  toplumda  mutluluk  ararız.  Bu
             mutluluk  bizim  dikkatimizi  öleceğimiz  gerçeğinden  alır  ve  bizi  panikten,

             korkudan kurtarır. Devamlı mutluluk, insanlar için devamlı rahatlık demektir.
             Bu yüzden insan hep ''Evet, mutluluk şuradadır.'' demeyi istemiştir, fakat asla
             başarılı olamamıştır. Bu mutluluk arayışı da ütopya edebiyatını çıkaran şeyin
             ta kendisidir, zira kendi yaşadığı toplum düzeninden mutsuz olan insan hep
             istediği kusursuz toplumu hayal eder, ve ütopya fikri de bu kusursuz toplum
             düzenini anlatır.


             Ütopya  fikri  somut  haliyle  ilk  kez  1516'da  Thomas  More'un  yazdığı  Utopia
             adlı  kitapta  ortaya  çıkmıştır.  Ondan  önce  de  yazılan  Platon'un  Devlet'i  ve
             Farabi'nin İdeal Devlet'i gibi ütopya eserleri olsa da bunlar az ve belirsizdir.
             Edebiyat tarihinde ütopya edebiyatının More ile başladığı kabul edilir, fakat
             bu yine de tartışmaya açıktır. Thomas More Orta Çağ İngilteresi'nde yaşayan
             bir  politikacıydı  ve  kralın  şahsi  danışmanı  olarak  toplumun  aksi  yönlerini
             görüyor,  fakat  içerisinde  bulunduğu  yüksek  pozisyonda  bile  bunu

             düzeltemiyordu.  Ütopya  edebiyatı  More'un  da  yaptığı  gibi  aynı  zamanda
             yazarın içinde bulunduğu topluma bir eleştiri olarak da kullanılabilir. Utopia
             kitabında More herkesin kendi ihtiyacını gördüğü, herkesin her işi yapabildiği
             ve  kimsenin  üstün  olmadığı  eşit  bir  toplumu  anlatır.  Savaşmayı  barbarca
             görüp, barış içinde erdemlice yaşar bu toplum. Kimse bir diğerinden daha iyi
             yaşamaz  ve  her  şey  herkese  aittir.  Herkes  birbirine  saygılıdır,  ve  tabu  olan
             din  konusuna  bile  girer  More.  Utopia  halkı  birbirinin  dini  inançlarına
             saygılıdır ve birçok farklı din toplumda görülebilir. Fakat kitap yazılırken hala
             gücünü  koruyan  kilisenin  bir  etkisi  olacak  ki  Utopia  medeniyetinin  çoğu
             kitapta Hristiyanlık ile tanışıp bu dini benimsemiştir.







                                                            19
   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24