Page 14 - AKADEMİA Sayı 4
P. 14

PSİKOLOJİ DENEYLERİ



           Bölünmüş Sınıf Deneyi: Irkçılığın Doğuşu






          İnsan ırklarının birbirlerine üstünlüğünü temel alan ırkçılık felsefesini 8 yaşındaki çocuklara anlatacak
          bir öğretmen olsaydınız nasıl anlatırdınız?

          Bölünmüş Bir Sınıf
          Jane Elliot, Lowa kasabasında 3. sınıf öğrencilere öğretmenlik yapıyordu. Elliot, öğrencileriyle her ay
          Dünya’nın önemli liderlerini tanıştırıyordu. Bir proje ile yaptıkları yenilikleri, yönetim şekillerini, farklarını
          vs.  anlatıyordu.  1968  yılının  Şubat  ayında  da  dünya  genelinde  ırkçılığa  karşı  savaş  vermiş  Martin
          Luther King’i anlatmıştı.


          Aradan iki ay geçmişti ve 4 Nisan 1968 günü gelip çatmıştı. İşten dönmüş Elliot, koltuğuna oturmuş
          haber  kanallarında  gezerken  Martin  Luther  King’in  kaldığı  otelin  balkonunda  silahla  vurularak
          öldürüldüğü  haberini  gördü.  Irkçılığın  ve  tutuculuğun  çok  olduğu  bu  kasabada  Elliot,  yarın
          öğrencilerinin bu konuyla ilgili sorduğu sorulara ne yanıt vereceğini kara kara düşünmeye başladı ve
          sonunda sekiz yaşındaki öğrencilerine bunu en güzel şekilde açıklamak ve anlatabilmek için bir deney
          yapmaya karar verdi.


          Deneyin 1. Aşaması
          Derse girdiğinde tam da Elliot’un tahmin ettiği gibi oldu ve öğrencisi Steven Armsrong öğretmeni Jane
          Elliot’a ”O kralı neden vurdular?’‘ diye sordu.Bunun üzerine Jane, tüm sınıfa; ”Bunu anlatmamı istiyor
          musunuz?” diye sorduğunda tüm sınıf koro halinde ”Evet” diye bağırdılar ve böylece bölünmüş sınıf
          deneyi başladı.


          Bölünmüş Bir Sınıf Deneyi Belgeseli
          Jane  Elliot,  öncelikle  sınıfına  Martin  Luther’in  ırkçılık  sebebiyle  öldürüldüğünden  bahsetti.  Ardından
          ırkçılığı benimsetmek için deneye başladı. Öğrencilerin tümü beyaz tenliydi bu yüzden onlara ırkçılığı
          benimsetmek için başka bir yol düşünmüştü. Nazilerde mavi gözlüler üstün ırkı, kahverengi gözlüler ise
          yok  edilmesi  gerekenleri  temsil  ediyordu  ve  ölümleri  göz  renklerine  göre  karar  veriliyordu.  Elliot  da
          bundan  yola  çıkarak  öğrencilerine  ırkçılığın  ten  rengine  değil  aslında  göz  rengine  göre
          sınıflandırıldığını  söyledi  ve  onlara  mavi  gözlü  olanların,  kahverengi  göz  renginde  olan  kişilere  göre
          daha üstün olduklarını söyledi.


          Deneyin ilk gününde Elliot, sayıları az olan mavi gözlü öğrencileri diğerlerinden ayrılmak için onların
          koluna  kahverengi  bir  kuşak  bağladı  ve  onları  sınıftaki  ön  sıralara  oturttu.  Mavi  gözlü  öğrencilerin
          üstünlüğünün  daha  iyi  anlaşılması  için  öğrencilerine  mavi  gözlülerin  öğlende  daha  fazla  yemek
          yiyebileceklerini, teneffüsü daha uzun yapabileceklerini, açılan orman spor salonuna girebileceklerini,
          onların daha temiz olduğunu söyledi. Mavi göz rengine sahip çocuklar daha ilk günden havaya girmiş
          ve kendilerinin üstün oldukları düşüncesiyle diğer arkadaşlarından uzak durmaya başlamışlardı.


          Jane  Elliot,  günün  son  saatlerinde  bir  sınav  yapmaya  karar  verdi.  Yapılan  sınavın  sonuçlarına  göre
          mavi gözlü öğrencilerin aldığı notlar bariz bir şekilde diğer öğrencilere göre oldukça yüksekti. Bunun
          üzerinde mavi gözlü öğrencilerin daha zeki olduğunu söyledi. Aslında olay tamamen özgüvendi ama
          çocukların bundan haberi bile yoktu. Jane Elliot o gün çocuklara hiçbir şey söylemeden günü bitirdi.








                                                            14
   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19