Page 90 - 6.Sınıf Dorya Türkçe Sınıf İçi Uygulama Klavuzu_edited_edited
P. 90
Yazılıya Hazırlık ve Ödev Soruları - 1
3. Aşağıdaki metinlerde kullanılan anlatım tekniklerini verilen boşluklara yazınız.
1. Edebiyatın değeri biçilebilir mi? Eleştirmenler bir parça bunun için uğraşıyorlar. Ancak edebiyatın değerini yalnızca “za-
man” belirleyebilir. Cervantes’in Don Kişot’u buna bir kanıt değil mi? Peki, ülkemizde en çok okunan yazarlardan Gülten
Dayıoğlu’nun eserleri zaman içinde yaşamlarına devam edebilecekler mi?
……………………………………………………………………………………
2. Osmanlı Döneminde İstanbul balık hali Unkapanı ile Cibali arasındaydı. Tatlı su ve deniz balıklarıyla diğer deniz canlıları
buraya getirilirdi. Balık pazarları, balıkçı esnafı ve dalyanların işletilmesi Balık Emini’ne bağlıydı. İstanbul’un en önemli balık
pazarları Eminönü’nde ve Galata’daydı.
……………………………………………………………………………………
3. Gözlerimi açtım. Hep böyle uyanıyorum, aniden. Gün doğdu doğacak. Servis otobüsünün sesi geliyor dışarıdan. Hüsnü Abi
vardiyadan dönüyordur şimdi. Babam da bu saatte gelirdi. Çok oldu yok. Neden gelmiyor babam sabahları? Parmaklarımla
saydım, saydım. Parmaklarım bitti babam görünmedi bizim kapıdan.
……………………………………………………………………………………
4. Duvarlardaki kitapların tavana kadar uzandığı, toz içinde bir odaydı burası. Yıllardır dokunulmayan kitapların bazılarında
örümcekler dinleniyordu. Kırmızı kadife koltuk köşede, evde tek başına bırakılmış çocuklar gibi mahzun duruyordu.
……………………………………………………………………………………
4. Metinde kullanılan anlatım biçimlerini verilen boşluğa yazınız.
Öyle görkemli binaları, paha biçilmez eserlerle dolu müzeleri ve meydanlarını süsleyen gösterişli sanat eserleri olmasa ne
çıkar? Dubrovnik’in kendisi kusursuz bir tablo kadar güzel çünkü. Teleferikle çıkılan tepeden baktığınızda Eski Kent, mavi
bir avucun içinde duran kırmızı bir mercanı andırıyor. Surlarla çevrili ve trafiğe kapalı olan Eski Kent’e, taş bir köprünün
üzerinden geçip Pile Kapısı’ndan giriyorum. Stradun Caddesi, üzerinde insanlar yürüdükçe parladığına inanılan ve ver-
niklenmiş gibi duran beyaz taşları ile bir anda beni dışarıdaki dünyadan söküp alıyor. Ayaklarım Orta Çağ’a basıyor. Büyük
Onofrio Çeşmesi’nin etrafı şişelerine su dolduran turistlerle dolu.
……………………………………………………………………………………
5. Havası, denizi, kumrusu, boyozu… Her şeyi ünlüdür bu kentin. Hayatın tadını çıkarmayı bilenlerin yeridir burası. Yaz gelir,
denizden tatlı bir imbat eser, İzmirliler Kordon’a çıkar… Ya da Alsancak’ta Reyhan Pastanesi’ne gider, bademli inci pastanın
yanında demli bir çay söyler. İzmirliler her gününü hem hayat kısaymış gibi dolu dolu hem de hiç bitmeyecekmiş gibi
aheste yaşarlar.
Bu metnin anlatım biçimini işaretleyiniz.
Açıklama Tartışma Öyküleme Betimleme
90

