Page 91 - 6.Sınıf Dorya Türkçe Sınıf İçi Uygulama Klavuzu_edited_edited
P. 91
PARÇADA ANLAM
Anlatım Teknikleri, Anlatıcılar
Yazılıya Hazırlık ve Ödev Soruları-2
1. Aşağıda verilen metinlerin anlatım biçimlerini verilen boşluklara yazınız.
1. İstemek nasıl başarmanın yarısı olabilir ki? Emek vermeden, çaba harcamadan, sadece isteyerek nasıl elde edersiniz başar-
manın yarısını? Birinin çocuklara, emek harcamadan başarı elde edemeyeceklerini söylemesi gerekiyor. Bu tür söylemlerin
sadece “gaz” olduğunu çocuklar fark ettiler artık.
…………………………………………..
2. Pentominoları bilir misiniz? Bir pentomino takımı, on iki parçadan oluşan matematiksel bir oyundur. Bu parçaların her biri
en az bir kenarı ortak olan beş kareden oluşur. Dünyanın her yanında matematikçiler pentominolarla, geometri ve sayılar
üzerine araştırmalar yapıyorlar.
…………………………………………..
3. Sabah erkenden annesi, “Hadi kalk kızım, üçtür odana geliyorum, kahvaltı tabağın seni bekliyor. Acele etmezsen okula
geç kalacaksın.” diyerek Elif’in kıvırcık saçlarını okşadı. Kendisine seslenildiğini yeni duymuş gibi gözlerini hafifçe araladı
Elif. Bir de yalandan esnedi.
…………………………………………..
4. Ali ilk defa okula gidecekti, çok heyecanlıydı ama daha iki saat vardı. Bekle bekle zaman geçmek bilmiyordu. Ben biraz
uyuyayım da zaman hızlı geçsin, dedi kendi kendine. Ama bir türlü uyuyamadı. Heyecandan gözüne uyku girmiyordu.
…………………………………………..
5. Barbie aslında 1955 yılında Almanya’nın Bild gazetesinin hazırladığı bir çizgi romanın kahramanıydı, adı da Lilli idi. Gazete
bir gün çizgi kahraman Lillie’nin oyuncağını üretip okuyucularına armağan etti ve Mattel firmasının sahibi Amerikalı çift
İsviçre’de yaptıkları tatilde bu oyuncakla karşılaştı.
…………………………………………..
6. Pek uzun boylu değildi. Gözlüğü, çukurlaşmış yanağı, yeleği, yeni ütülenmiş yakası ilikli beyaz gömleği ile masanın kena-
rında duruyordu. Boyalı ayakkabıları pırıl pırıl parlıyordu. Öne eğik gövdesinin iki yanında sallanan kollarıyla tahtaya yeni
kalkmış bir öğrenciye benziyordu.
……………………………………………
7. Burası küçük, sessiz bir sokaktı. Yol boyunca uzanan vitrinler insanları kendine çekiyordu. Göz alıcı güzelliklerinin örtül-
düğü ve yolun başka günlere göre ıssız olduğu pazar günleri bile burası pis komşu sokaklarla karşılaştırılınca ormanda
parıldayan bir ateşi andırıyordu.
……………………………………………
8. Efeler Köyü sakinleri her yıl yaz başlarken Fındık Yaylası’na göçerler. Hayvanlarını önlerine katan köyün kadınları, çoluk
çocuk yerleşirler yayla evlerine. Her gün yaylada özgürce otlatılan hayvanlar akşam saati olunca yollarını da kendi başlarına
bulurlar. Ne göz gözü görmez sis engeldir onlara ne yağmur. Her yayla evinden kaymak, tereyağı, peynir kokusu yayılır.
……………………………………………
9. “Yeter artık ama! Bu kaçıncı ceviz?” diye bağırdı biri aşağıdan. Nisa, pencereden sarkmış bahçeye doğru bakıyordu, evrak
çantasını kolunun altına sıkıştırmış gökyüzüne doğru yumruğunu sallayan adamı tanıyordu. Alt komşuları Emrah’ın ba-
basıydı bu.
……………………………………………
10. Edebiyat tarihimizde ilk psikolojik roman olarak anılan Eylül, Mehmed Rauf’un kitap hâlinde yayımlanan ilk romanı olduğu
gibi kendisine en çok şöhret kazandıran eseridir. Eylül, yasak aşkı anlatan dönem romanlarından biri olsa da başta Aşk-ı
Memnu olmak üzere aynı temayı işleyen romanlardan oldukça farklıdır.
……………………………………………
91

