Page 187 - KÜLTÜR ATÖLYESİ III
P. 187
185
pek bu ayrılığın farkında değildi.
Aslında bu ayrılık toplumun değil
güzel sanatların zararına oluyordu.
Daha doğrusu Güzel Sanatlar
Akademilerinin zararına. Çünkü
kişilik sahibi kudretli sanatçılar, her
çağda olduğu gibi, çağın gelişmesine
esas olan özü nasıl seziyordu.
Endüstri hareketi Avrupa’da
başlamıştı. Endüstri ürünlerinin
görünüş zevksizliğini de gene
Avrupalılar fark ettiler. Asırlarca
krallar ve prensler tarafından kurulan
akademiler, bütün el sanatlarına
rehberlik etmişti. Bu çeşit okulların
form bakımından endüstriye
de rehberlik etmesi lazımdı. Bu
maksatla ilk defa orta ve batı Avrupa
memleketlerinde Tatbiki Güzel
Sanatlar Okullarının kurulduğunu
görüyoruz.
Tatbiki Güzel Sanatlar Okulları ve
Güzel Sanatlar Akademileri
üzerindedir. Her iki çeşit okulda da fikir ve sanat alanında olduğu gibi,
Günümüzün serbest sanatçıları yaratıcı sanatçılar yetiştirmek asıl tatbiki sanatlar alanında da kendi
büyük bir iştahla araştırmalara hedeftir. Kanaatimce asıl fark her özümüze yönelmek istiyoruz. Bu
yönelmişlerdir. Bu çağımızın iki çeşit kurumun çalışma alanına amaçla 5 yıl önce yurdumuzda
özelliğidir. İlim alanında da durum giren sanat dallarındadır. Tatbiki ilk Tatbiki Güzel Sanatlar Okulu,
aynıdır. Nasıl ilim alanında bulunan Güzel Sanatlar Okulları, endüstri İstanbul’da açıldı. Şimdilik Mobilya
sonuçlar kullanılacak araç ve ürünlerinin günümüzün sanat ve İç Mimarlık Grafik Sanatlar,
makinalara uygulanıyorsa, sanatın zevkine uygun olarak yapılmalarını Dekoratif Resim, Tekstil, Keramik
bulduklarının da topluma mal olması sağlamayı görev olarak almıştır. Bu dallarında öğretim yapılıyor. Bu
lazımdır. Bu bir eğitim meselesidir. sebeple, toplum zevkine doğrudan tip okulların modern Türk zevkini
Artık ustadan çırağa devrolan bir etki yapacak olan birçok sanat geliştireceğine ve memlekette büyük
el sanatları geleneği bulunmadığına dallarında öğretim yaparlar: Mimari, plastik sanatçılar yetiştirecek ortamı
göre, bu eğitimin büyük kısmı, iç dekorasyon, mobilyacılık, seramik, yaratacağına inanıyorum.
okulların görevidir. kitap grafiği, reklam grafiği, moda,
dokumacılık, basmacılık, ciltçilik,
Akademiler daha çok, serbest matbaacılık, kuyumculuk, duvar
sanatçılara yetişme imkanı veren dekorasyonu vs. gibi
kurumlardır. Onlar da eğitimin
ağırlık merkezi, düşünsel özle form Endüstri çağına biz de girdik. Bütün
bağlantısı üzerindedir. Tatbiki Güzel Dünyanın hayran olduğu eski el
Sanatlar okullarında ise, eğitimin sanatları müzelere girdi. Üreten
ağırlık merkezi form-eşya bağlantısı fabrikalarımız çoğalıyor. Fakat artık Varlık Yıllığı - 1963

